Esentepe Hastanesi
Köşebaşı
Mustafa Kazım Aydın
Köşe Yazarı
Mustafa Kazım Aydın
 

Denizi geçip arkta boğulmak!

ggg Sözün aslını biliyorsunuzdur; ‘‘Denizi aşıp derede boğulmak!..’’ Dereler, insana zarar vermeyecek debideki akarsulardır. Ark ise tarla sulamak için açılan küçük su yolları… Sözü sarf etmek nereden icap etti? Deprem ve sel afetlerinde, korona salgını ile mücadele başarılı bir sınav veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, kendisi açısından minnacık sayılacak bir sosyal projede çuvallamasından!.. Bilmeyenler için olayı özetleyim! İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılı içinde ‘'Yaşam Boyu Eğitim Projesi'’ kapsamında okur-yazarlık kursu düzenleme kararı alıyor. Haberlerden anladığım kadarıyla bu bildiğimiz okuma-yazma kursu değil. Neden gerek duyulduysa, toplam 60 kişinin katılacağı, içinde de ‘‘yazarlık atölyesi’’ olan bir kursmuş.  Belediye böyle bir projeyi hayata geçirme gücünü kendinde görememiş olmalı ki, bunun için ihale açılıyor… Bir yıl önce kurulan bir şirket ihaleyi kazanıyor. Kurs için, gazeteci yazar Enver Aysever ile sözleşme imzalanıyor. Haberler karışık; projenin toplam maliyetinin 238 bin 500 lira olduğunu yazanlar var, Enver Aysever’e ödenecek paranın 238 bin 500 lira olduğunu yazanlar var.  Tepkiler üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamuoyundaki hassasiyete kayıtsız kalamayacağını, ihalenin iptal edildiğini duyuruyor.  Belediyeden yapılan açıklamada, ihalenin şeffaf olduğu, ihalenin 14 gün askıda kaldığı, beş şirketin katıldığı vs. anlatılıyor. Belediyeden yapılan açıklamada projenin salgın nedeniyle yenilendiği, ödenecek toplam miktarın 90 bin lira olduğu belirtiliyor… Enver Aysever’in de açıklaması var: ‘‘İhaleye ben girmedim, ben yapmadım, oradaki maddeleri de ben oluşturmadım. Ben, hangi kurumla bu işi yaparsam yapayım, emeğim karşılığında bir telif ücreti talep ederim ve alırım. Dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Ben belediye olduğu ve kamu yararı gözettiğim için, dışarıda aldığım ücretlerden çok daha düşük bir paraya iş yaptım.” Benim için iki açıklama da ikna edici değil. ‘'Yaşam Boyu Eğitim Projesi'’ sosyal kalkınma açısından önemli. Tüm belediyelerde benzer kurslar var. Bina yapıyor veya kiralıyor, donatıyorlar. Halk Eğitim’den öğretmen istiyorlar. Halk Eğitim vermezse kendileri öğretmen tutuyor. Daha geniş katılımla kurslar veriliyor… 60 kişinin katılacağı, 90 bin veya 238 bin lira harcanacak olan kursu ve toplumsal kalkınmaya katkısını kavrayamadığım için affımı istiyor; Enver Aysever’in belediyeye kıyağına geçiyorum. Kamu yararı özettiği için çok düşük bir paraya evet demiş ya… Toplumsal kalkınmada aydın sorumluluğu ve desteği konusunda, herkesin çok iyi bildiği bir örneği anımsatmak isterim: Müjdat Gezen para almadığı gibi, üstüne servetini harcayarak gençlerin sanat eğitimi almasını sağlıyor… Hangi belediye böyle bir etkinliğe soyunsa, gönüllü eğitim verecek o kadar çok aydın sanatçı, yazar var ki; onların yanında bazılarının aydınlığı, lüks ışığının yanında mum gibi kalır… Ayrıca… Kaç müzisyenin ‘‘açım’’ diyemeyip canına kıydığı; kaç tiyatro topluluğunun yol parası dahi bulamadığı için kirasız salona bile çıkamadığı bir dönemdeyiz… Popülizmi; popülist işler ve popülist isimler peşinde koşmayı bırakın. Hata yapma lüksünüz yok. Sinek küçük mide bulandırır. Süt leke kaldırmaz… Kendinizi yıpratabilirsiniz eyvallah, özgürsünüz. Bunun için ne nane yerseniz yiyin. Ancak özdeş göründüğünüz düşünce sistemini dinamitlemeyin! Belediyeleriz şeffaf, günleriniz aydınlık olsun…  
Ekleme Tarihi: 18 Mart 2021 - Perşembe

Denizi geçip arkta boğulmak!

Sözün aslını biliyorsunuzdur; ‘‘Denizi aşıp derede boğulmak!..’’
Dereler, insana zarar vermeyecek debideki akarsulardır. Ark ise tarla sulamak için açılan küçük su yolları…
Sözü sarf etmek nereden icap etti?
Deprem ve sel afetlerinde, korona salgını ile mücadele başarılı bir sınav veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, kendisi açısından minnacık sayılacak bir sosyal projede çuvallamasından!..
Bilmeyenler için olayı özetleyim!
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılı içinde ‘'Yaşam Boyu Eğitim Projesi'’ kapsamında okur-yazarlık kursu düzenleme kararı alıyor. Haberlerden anladığım kadarıyla bu bildiğimiz okuma-yazma kursu değil. Neden gerek duyulduysa, toplam 60 kişinin katılacağı, içinde de ‘‘yazarlık atölyesi’’ olan bir kursmuş. 
Belediye böyle bir projeyi hayata geçirme gücünü kendinde görememiş olmalı ki, bunun için ihale açılıyor…
Bir yıl önce kurulan bir şirket ihaleyi kazanıyor.
Kurs için, gazeteci yazar Enver Aysever ile sözleşme imzalanıyor.
Haberler karışık; projenin toplam maliyetinin 238 bin 500 lira olduğunu yazanlar var, Enver Aysever’e ödenecek paranın 238 bin 500 lira olduğunu yazanlar var. 
Tepkiler üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kamuoyundaki hassasiyete kayıtsız kalamayacağını, ihalenin iptal edildiğini duyuruyor. 
Belediyeden yapılan açıklamada, ihalenin şeffaf olduğu, ihalenin 14 gün askıda kaldığı, beş şirketin katıldığı vs. anlatılıyor.
Belediyeden yapılan açıklamada projenin salgın nedeniyle yenilendiği, ödenecek toplam miktarın 90 bin lira olduğu belirtiliyor…
Enver Aysever’in de açıklaması var:
‘‘İhaleye ben girmedim, ben yapmadım, oradaki maddeleri de ben oluşturmadım. Ben, hangi kurumla bu işi yaparsam yapayım, emeğim karşılığında bir telif ücreti talep ederim ve alırım. Dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Ben belediye olduğu ve kamu yararı gözettiğim için, dışarıda aldığım ücretlerden çok daha düşük bir paraya iş yaptım.”
Benim için iki açıklama da ikna edici değil.
‘'Yaşam Boyu Eğitim Projesi'’ sosyal kalkınma açısından önemli. Tüm belediyelerde benzer kurslar var. Bina yapıyor veya kiralıyor, donatıyorlar. Halk Eğitim’den öğretmen istiyorlar. Halk Eğitim vermezse kendileri öğretmen tutuyor. Daha geniş katılımla kurslar veriliyor…
60 kişinin katılacağı, 90 bin veya 238 bin lira harcanacak olan kursu ve toplumsal kalkınmaya katkısını kavrayamadığım için affımı istiyor; Enver Aysever’in belediyeye kıyağına geçiyorum.
Kamu yararı özettiği için çok düşük bir paraya evet demiş ya…
Toplumsal kalkınmada aydın sorumluluğu ve desteği konusunda, herkesin çok iyi bildiği bir örneği anımsatmak isterim: Müjdat Gezen para almadığı gibi, üstüne servetini harcayarak gençlerin sanat eğitimi almasını sağlıyor…
Hangi belediye böyle bir etkinliğe soyunsa, gönüllü eğitim verecek o kadar çok aydın sanatçı, yazar var ki; onların yanında bazılarının aydınlığı, lüks ışığının yanında mum gibi kalır…
Ayrıca…
Kaç müzisyenin ‘‘açım’’ diyemeyip canına kıydığı; kaç tiyatro topluluğunun yol parası dahi bulamadığı için kirasız salona bile çıkamadığı bir dönemdeyiz…
Popülizmi; popülist işler ve popülist isimler peşinde koşmayı bırakın. Hata yapma lüksünüz yok. Sinek küçük mide bulandırır. Süt leke kaldırmaz…
Kendinizi yıpratabilirsiniz eyvallah, özgürsünüz. Bunun için ne nane yerseniz yiyin. Ancak özdeş göründüğünüz düşünce sistemini dinamitlemeyin!
Belediyeleriz şeffaf, günleriniz aydınlık olsun…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seffafbelediyecilik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.