Trias
Bay Şeffaf
Köşe Yazarı
Bay Şeffaf
 

Bornova Belediyesi Ne Kadar Konuşulmuş: Peki Bornovalının Bundan Haberi Var mı?

Mesajda dijital görünürlükten etkileşim performansına, duygu dağılımından itibar yönetimine kadar birçok başlık var. Eksik olan ise tek bir bilgi: Bu görünürlüğün Bornovalıya ne fayda sağladığı… Belediyecilikte yeni bir hizmet alanımız var: Duygu ve ton dağılımı. Yanlış anlamayın; vatandaşın belediyeye karşı duygularından söz etmiyoruz. Onların duygularını anlamak için mahalleye çıkmak, çukura bakmak, otobüs beklemek ve pazar fiyatlarını dinlemek gerekiyor. Burada ölçülen, belediye hakkında dijital medyada çıkan içeriklerin tonu. Olumlu mu? Olumsuz mu? Nötr mü? Başkanın fotoğrafı yeterince görünmüş mü? Haber kaç internet sitesinde yayımlanmış? Sosyal medyada kaç kişi beğenmiş? Ve elbette belediyeciliğin en önemli performans göstergesi: “Markanızın dijital görünürlüğü…” Basına yanlışlıkla gönderilen e-postada, Newscope altyapısıyla hazırlanan rapor şu ifadelerle anlatılıyor: “Markanızın dijital medya ve sosyal medyadaki görünürlüğü, öne çıkan içerikleri, etkileşim performansı, duygu ve ton dağılımı ile dikkat çeken gündem başlıkları analiz edilmektedir.” Ardından çalışmanın yalnızca medya yansımalarını takip etmeyi değil, verileri “iletişim ve itibar yönetimi süreçlerine katkı sağlayacak anlamlı içgörülere” dönüştürmeyi amaçladığı belirtiliyor. Ne güzel. Artık Bornovalının çöpü zamanında alındı mı bilmiyoruz ama çöp haberi sosyal medyada olumlu mu karşılandı, onu öğrenebileceğiz. Belediye ne zamandan beri “marka” oldu? E-postadaki en dikkat çekici kelime “markanız”. Bir ayakkabı şirketinin, otomobil üreticisinin veya otel zincirinin marka algısını takip etmesi anlaşılabilir. Ticari kuruluş müşterisini ikna etmek, ürün satmak ve rakiplerinden ayrışmak ister. Peki belediye vatandaşa ne satıyor? Bornovalı başka bir belediyeye geçebiliyor mu? “Hizmetinizden memnun kalmadım, belediye aboneliğimi iptal edip komşu ilçeden hizmet alacağım” diyebiliyor mu? Belediye, rekabet içindeki bir tüketici markası değildir. Vergi, harç ve kamu yetkisi kullanan bir yerel yönetim kurumudur. Elbette belediye hakkında çıkan haberleri takip eder. Yanlış bilgileri düzeltir. Krizleri görür. Vatandaşın şikâyetini fark eder. İletişim birimi bunun için vardır. Fakat belediyeyi bir “marka”, belediye başkanını da markanın yüzü olarak görmeye başladığınızda hizmet ile tanıtım arasındaki çizgi bulanıklaşır. Bir süre sonra belediyenin başarısı çözülen sorunlarla değil, haber sayısıyla ölçülmeye başlanır. Çukur kapanmasa da haberi olumluysa mesele yoktur. Bornova Belediyesi zaten medya takibini görevleri arasına yazmış Konu yalnızca yanlış adrese gönderilen bir e-postadan ibaret değil. Bornova Belediyesinin 2025 Faaliyet Raporunda Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünün görevleri arasında, bölgesel ve ulusal haberlerin toplanması amacıyla “medya takip sistemlerine abone olmak ve arşivlemek” de bulunuyor. Aynı rapora göre müdürlük: Belediye ve başkanlık makamının iletişim çalışmalarını yürütüyor. Belediye başkanına medya iletişimi konusunda danışmanlık sunuyor. Kurumsal sosyal medya hesaplarını yönetiyor. Aylık ve yıllık sosyal medya istatistik raporları hazırlıyor. Hizmet ve projelerin basında “doğru ve etkin şekilde” yer alması için medya kuruluşlarıyla koordinasyon kuruyor. Buraya kadar olağan bir kurumsal iletişim faaliyeti görülebilir. Fakat faaliyet raporundaki performans göstergeleri, belediyenin başarıyı nasıl tarif ettiğini de gösteriyor: Web sitesine girilen haber sayısı Gönderilen haber sayısı Facebook takipçi sayısı Facebook etkileşim sayısı X takipçi ve etkileşim sayısı Instagram takipçi ve etkileşim sayısı Hazırlanan tasarım sayısı Raporda 2025 yılı için 3 bin 18 ayrı tasarım çalışması yapıldığı belirtiliyor. Instagram hesabında 97 bin takipçi ve 1 milyon 117 bin 931 etkileşim kaydedildiği aktarılıyor. Facebook için 145 bin 500 takipçi ve 319 bin 800 etkileşim, X hesabı içinse 67 bin takipçi ve 37 bin 300 etkileşim bildiriliyor. Bornova Belediyesi 2025 Faaliyet Raporu Rakam çok. Peki ölçülen şey gerçekten belediyenin başarısı mı? Üç bin tasarım, kaç çözülmüş sorun eder? Bornova Belediyesinin bir yılda 3 bin 18 tasarım hazırlaması etkileyici görünebilir. Kabaca günde sekizden fazla tasarım demek. Afiş, billboard, broşür, sosyal medya görseli, pankart, araç giydirme, kitapçık… Grafik hareketli. Peki aynı faaliyet raporunda vatandaşın iletişim merkezine ulaşan taleplerin kaçı çözüldü? Raporda çağrı merkezine 91 bin 751 çağrı geldiği, bunlardan 31 bin 579’unun başvuru olarak kaydedildiği açıklanıyor. Sosyal medya, internet sitesi ve e-posta kanallarından 11 bin 170; WhatsApp hattından ise 8 bin 400 talep alındığı belirtiliyor. Ancak “kaç talep geldi?” kadar önemli olan bir başka soru var: Kaçı gerçekten çözüldü? Başvurunun kayda alınması bir sonuç değildir. Talebin ilgili müdürlüğe iletilmesi de sonuç değildir. Vatandaşa otomatik mesaj gönderilmesi hiç değildir. Bir belediyenin iletişim başarısı, vatandaşın şikâyetini kaç saniyede kaydettiğiyle değil, sorunu kaç günde çözdüğüyle ölçülür. Fakat çözüme ilişkin açık oranı bulmak zor; Instagram etkileşimi ise son hanesine kadar ortada. Demek ki ölçebiliyoruz. Yalnızca neyi ölçmeyi tercih ettiğimiz farklı. Yerel basında daha önce de tanıtım harcamaları tartışıldı Bornova Belediyesinin iletişim ve tanıtım harcamaları daha önce de yerel basında gündeme geldi. Nisan 2026’da yayımlanan bir haberde, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Uğur İnan Atmaca’nın açıklamalarına dayanılarak; 10,9 milyon liralık tanıtım işi, 951 bin 550 liralık sosyal medya yönetimi, 570 bin liralık tematik film yapımı, 426 bin liralık sosyal medya takip hizmeti bulunduğu ileri sürüldü. Haberde bazı alımların doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği iddiası da yer aldı. Son Mühür Bu rakamlar bir meclis üyesinin açıklamasına dayanıyor. Dolayısıyla kesin harcama değerlendirmesi yapılabilmesi için ihale ve doğrudan temin belgelerinin, sözleşme sürelerinin, yüklenici bilgilerinin ve iş teslim kayıtlarının belediye tarafından açıklanması gerekiyor. E-posta, devam eden bir sözleşmeye ilişkin rapor teslimi olabilir. Yeni bir hizmet teklifi olabilir. Ücretsiz bir tanıtım çalışması olabilir. Mevcut tedarikçinin yeni dönem sunumu da olabilir. İşte şeffaflık tam olarak bunun için gerekli. Belediye açıklarsa herkes öğrenir. Medya takibi gereksiz mi? Hayır. Bir belediyenin medyayı takip etmesi gereklidir. Afet sırasında yanlış bilgi yayılabilir. Belediye hizmetleri hakkında hatalı haber çıkabilir. Vatandaşların sosyal medyada yoğun biçimde dile getirdiği bir sorun, kurumun erken uyarı sistemi olabilir. Kriz iletişimi, kamu kurumları açısından ciddi bir ihtiyaçtır. Fakat medya takibinin amacı farklı olabilir: Kamu hizmeti odaklı medya takibi Vatandaş en çok hangi hizmetten şikâyet ediyor? Hangi mahallede sorun yoğunlaşıyor? Yanlış bilgi nerede yayılıyor? Belediye hangi konuda geç açıklama yapıyor? Vatandaş hangi hizmete erişemiyor? Kriz sırasında hangi bilgiye ihtiyaç duyuluyor? Başkanlık itibarı odaklı medya takibi Belediye kaç haberde yer aldı? Haberlerin kaçı olumlu? Başkanın görünürlüğü arttı mı? Sosyal medya etkileşimi yükseldi mi? Hangi içerik daha çok beğeni aldı? İtibar puanı ne durumda? Birincisi kamu hizmetini geliştirir. İkincisi siyasi iletişimi geliştirir. İkisi aynı raporda bulunabilir; ancak faturayı vatandaş ödüyorsa ağırlığın hangisinde olduğu açıklanmalıdır. Duygu analizi kimin duygusunu ölçüyor? Otomatik duygu analizi sistemlerinin ayrı bir sorunu daha var. Yerel habercilikte ironi, eleştiri, siyasi tartışma ve alıntı iç içe geçebilir. Bir yazılım “Başkan yine muhteşem bir işe imza attı!” cümlesini olumlu sayabilir. Oysa cümle alaycı biçimde yazılmış olabilir. Haber başlığındaki sert ifade belediyeye değil, belediye başkanının eleştirdiği başka bir kuruma ait olabilir. Sosyal medyada yüksek etkileşim de her zaman başarı değildir. Belediye yanlış bir karar aldığı için binlerce kişi tepki göstermiş olabilir. Dolayısıyla: Yüksek görünürlük, yüksek itibar değildir. Yüksek etkileşim, yüksek memnuniyet değildir. Olumlu haber sayısı, kaliteli hizmet değildir. Çok paylaşılmak, doğru iş yapmak anlamına gelmez. Bir belediyenin itibarı yazılım ekranında değil, sokakta oluşur. Bornova görünmüş; vatandaş görmüş mü? Belki hazırlanan rapor gerçekten çok değerlidir. Belki belediyenin krizleri daha hızlı fark etmesini sağlıyordur. Belki yanlış haberleri tespit ediyor, vatandaş şikâyetlerini sınıflandırıyor ve belediye hizmetlerinin iyileştirilmesine yardımcı oluyordur. Olabilir. Bay Şeffaf kötü düşünmek istemiyor. Yalnızca raporun “belediye markasına” mı, yoksa Bornovalıya mı hizmet ettiğini merak ediyor. Çünkü belediyenin medyada kaç kez yer aldığından önce, vatandaşın belediye hizmetine kaç günde ulaştığı önemlidir. Olumlu haber sayısı artarken şikâyet sayısı azalmıyorsa ortada iletişim başarısı değil, güzel ambalaj vardır. Duygu analizi de güzel şey. Ancak önce Bornovalının duygusunu soralım. Belki algoritmanın henüz rapora yazmadığı birkaç cümlesi vardır. Bay Şeffaf  
Ekleme Tarihi: 04 Eylül 2026 -Cuma

Bornova Belediyesi Ne Kadar Konuşulmuş: Peki Bornovalının Bundan Haberi Var mı?

Mesajda dijital görünürlükten etkileşim performansına, duygu dağılımından itibar yönetimine kadar birçok başlık var. Eksik olan ise tek bir bilgi: Bu görünürlüğün Bornovalıya ne fayda sağladığı…

Belediyecilikte yeni bir hizmet alanımız var:

Duygu ve ton dağılımı.

Yanlış anlamayın; vatandaşın belediyeye karşı duygularından söz etmiyoruz. Onların duygularını anlamak için mahalleye çıkmak, çukura bakmak, otobüs beklemek ve pazar fiyatlarını dinlemek gerekiyor.

Burada ölçülen, belediye hakkında dijital medyada çıkan içeriklerin tonu.

Olumlu mu?

Olumsuz mu?

Nötr mü?

Başkanın fotoğrafı yeterince görünmüş mü?

Haber kaç internet sitesinde yayımlanmış?

Sosyal medyada kaç kişi beğenmiş?

Ve elbette belediyeciliğin en önemli performans göstergesi:

“Markanızın dijital görünürlüğü…”

Basına yanlışlıkla gönderilen e-postada, Newscope altyapısıyla hazırlanan rapor şu ifadelerle anlatılıyor:

“Markanızın dijital medya ve sosyal medyadaki görünürlüğü, öne çıkan içerikleri, etkileşim performansı, duygu ve ton dağılımı ile dikkat çeken gündem başlıkları analiz edilmektedir.”

Ardından çalışmanın yalnızca medya yansımalarını takip etmeyi değil, verileri “iletişim ve itibar yönetimi süreçlerine katkı sağlayacak anlamlı içgörülere” dönüştürmeyi amaçladığı belirtiliyor.

Ne güzel.

Artık Bornovalının çöpü zamanında alındı mı bilmiyoruz ama çöp haberi sosyal medyada olumlu mu karşılandı, onu öğrenebileceğiz.

Belediye ne zamandan beri “marka” oldu?

E-postadaki en dikkat çekici kelime “markanız”.

Bir ayakkabı şirketinin, otomobil üreticisinin veya otel zincirinin marka algısını takip etmesi anlaşılabilir. Ticari kuruluş müşterisini ikna etmek, ürün satmak ve rakiplerinden ayrışmak ister.

Peki belediye vatandaşa ne satıyor?

Bornovalı başka bir belediyeye geçebiliyor mu?

“Hizmetinizden memnun kalmadım, belediye aboneliğimi iptal edip komşu ilçeden hizmet alacağım” diyebiliyor mu?

Belediye, rekabet içindeki bir tüketici markası değildir. Vergi, harç ve kamu yetkisi kullanan bir yerel yönetim kurumudur.

Elbette belediye hakkında çıkan haberleri takip eder. Yanlış bilgileri düzeltir. Krizleri görür. Vatandaşın şikâyetini fark eder. İletişim birimi bunun için vardır.

Fakat belediyeyi bir “marka”, belediye başkanını da markanın yüzü olarak görmeye başladığınızda hizmet ile tanıtım arasındaki çizgi bulanıklaşır.

Bir süre sonra belediyenin başarısı çözülen sorunlarla değil, haber sayısıyla ölçülmeye başlanır.

Çukur kapanmasa da haberi olumluysa mesele yoktur.

Bornova Belediyesi zaten medya takibini görevleri arasına yazmış

Konu yalnızca yanlış adrese gönderilen bir e-postadan ibaret değil.

Bornova Belediyesinin 2025 Faaliyet Raporunda Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünün görevleri arasında, bölgesel ve ulusal haberlerin toplanması amacıyla “medya takip sistemlerine abone olmak ve arşivlemek” de bulunuyor.

Aynı rapora göre müdürlük:

  • Belediye ve başkanlık makamının iletişim çalışmalarını yürütüyor.
  • Belediye başkanına medya iletişimi konusunda danışmanlık sunuyor.
  • Kurumsal sosyal medya hesaplarını yönetiyor.
  • Aylık ve yıllık sosyal medya istatistik raporları hazırlıyor.
  • Hizmet ve projelerin basında “doğru ve etkin şekilde” yer alması için medya kuruluşlarıyla koordinasyon kuruyor.

Buraya kadar olağan bir kurumsal iletişim faaliyeti görülebilir.

Fakat faaliyet raporundaki performans göstergeleri, belediyenin başarıyı nasıl tarif ettiğini de gösteriyor:

  • Web sitesine girilen haber sayısı
  • Gönderilen haber sayısı
  • Facebook takipçi sayısı
  • Facebook etkileşim sayısı
  • X takipçi ve etkileşim sayısı
  • Instagram takipçi ve etkileşim sayısı
  • Hazırlanan tasarım sayısı

Raporda 2025 yılı için 3 bin 18 ayrı tasarım çalışması yapıldığı belirtiliyor. Instagram hesabında 97 bin takipçi ve 1 milyon 117 bin 931 etkileşim kaydedildiği aktarılıyor. Facebook için 145 bin 500 takipçi ve 319 bin 800 etkileşim, X hesabı içinse 67 bin takipçi ve 37 bin 300 etkileşim bildiriliyor. Bornova Belediyesi 2025 Faaliyet Raporu

Rakam çok.

Peki ölçülen şey gerçekten belediyenin başarısı mı?

Üç bin tasarım, kaç çözülmüş sorun eder?

Bornova Belediyesinin bir yılda 3 bin 18 tasarım hazırlaması etkileyici görünebilir.

Kabaca günde sekizden fazla tasarım demek.

Afiş, billboard, broşür, sosyal medya görseli, pankart, araç giydirme, kitapçık…

Grafik hareketli.

Peki aynı faaliyet raporunda vatandaşın iletişim merkezine ulaşan taleplerin kaçı çözüldü?

Raporda çağrı merkezine 91 bin 751 çağrı geldiği, bunlardan 31 bin 579’unun başvuru olarak kaydedildiği açıklanıyor. Sosyal medya, internet sitesi ve e-posta kanallarından 11 bin 170; WhatsApp hattından ise 8 bin 400 talep alındığı belirtiliyor.

Ancak “kaç talep geldi?” kadar önemli olan bir başka soru var:

Kaçı gerçekten çözüldü?

Başvurunun kayda alınması bir sonuç değildir.

Talebin ilgili müdürlüğe iletilmesi de sonuç değildir.

Vatandaşa otomatik mesaj gönderilmesi hiç değildir.

Bir belediyenin iletişim başarısı, vatandaşın şikâyetini kaç saniyede kaydettiğiyle değil, sorunu kaç günde çözdüğüyle ölçülür.

Fakat çözüme ilişkin açık oranı bulmak zor; Instagram etkileşimi ise son hanesine kadar ortada.

Demek ki ölçebiliyoruz.

Yalnızca neyi ölçmeyi tercih ettiğimiz farklı.

Yerel basında daha önce de tanıtım harcamaları tartışıldı

Bornova Belediyesinin iletişim ve tanıtım harcamaları daha önce de yerel basında gündeme geldi.

Nisan 2026’da yayımlanan bir haberde, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Uğur İnan Atmaca’nın açıklamalarına dayanılarak;

  • 10,9 milyon liralık tanıtım işi,
  • 951 bin 550 liralık sosyal medya yönetimi,
  • 570 bin liralık tematik film yapımı,
  • 426 bin liralık sosyal medya takip hizmeti

bulunduğu ileri sürüldü. Haberde bazı alımların doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği iddiası da yer aldı. Son Mühür

Bu rakamlar bir meclis üyesinin açıklamasına dayanıyor. Dolayısıyla kesin harcama değerlendirmesi yapılabilmesi için ihale ve doğrudan temin belgelerinin, sözleşme sürelerinin, yüklenici bilgilerinin ve iş teslim kayıtlarının belediye tarafından açıklanması gerekiyor.

E-posta, devam eden bir sözleşmeye ilişkin rapor teslimi olabilir.

Yeni bir hizmet teklifi olabilir.

Ücretsiz bir tanıtım çalışması olabilir.

Mevcut tedarikçinin yeni dönem sunumu da olabilir.

İşte şeffaflık tam olarak bunun için gerekli.

Belediye açıklarsa herkes öğrenir.

Medya takibi gereksiz mi?

Hayır.

Bir belediyenin medyayı takip etmesi gereklidir.

Afet sırasında yanlış bilgi yayılabilir. Belediye hizmetleri hakkında hatalı haber çıkabilir. Vatandaşların sosyal medyada yoğun biçimde dile getirdiği bir sorun, kurumun erken uyarı sistemi olabilir. Kriz iletişimi, kamu kurumları açısından ciddi bir ihtiyaçtır.

Fakat medya takibinin amacı farklı olabilir:

Kamu hizmeti odaklı medya takibi

  • Vatandaş en çok hangi hizmetten şikâyet ediyor?
  • Hangi mahallede sorun yoğunlaşıyor?
  • Yanlış bilgi nerede yayılıyor?
  • Belediye hangi konuda geç açıklama yapıyor?
  • Vatandaş hangi hizmete erişemiyor?
  • Kriz sırasında hangi bilgiye ihtiyaç duyuluyor?

Başkanlık itibarı odaklı medya takibi

  • Belediye kaç haberde yer aldı?
  • Haberlerin kaçı olumlu?
  • Başkanın görünürlüğü arttı mı?
  • Sosyal medya etkileşimi yükseldi mi?
  • Hangi içerik daha çok beğeni aldı?
  • İtibar puanı ne durumda?

Birincisi kamu hizmetini geliştirir.

İkincisi siyasi iletişimi geliştirir.

İkisi aynı raporda bulunabilir; ancak faturayı vatandaş ödüyorsa ağırlığın hangisinde olduğu açıklanmalıdır.

Duygu analizi kimin duygusunu ölçüyor?

Otomatik duygu analizi sistemlerinin ayrı bir sorunu daha var.

Yerel habercilikte ironi, eleştiri, siyasi tartışma ve alıntı iç içe geçebilir. Bir yazılım “Başkan yine muhteşem bir işe imza attı!” cümlesini olumlu sayabilir. Oysa cümle alaycı biçimde yazılmış olabilir.

Haber başlığındaki sert ifade belediyeye değil, belediye başkanının eleştirdiği başka bir kuruma ait olabilir.

Sosyal medyada yüksek etkileşim de her zaman başarı değildir. Belediye yanlış bir karar aldığı için binlerce kişi tepki göstermiş olabilir.

Dolayısıyla:

  • Yüksek görünürlük, yüksek itibar değildir.
  • Yüksek etkileşim, yüksek memnuniyet değildir.
  • Olumlu haber sayısı, kaliteli hizmet değildir.
  • Çok paylaşılmak, doğru iş yapmak anlamına gelmez.

Bir belediyenin itibarı yazılım ekranında değil, sokakta oluşur.

Bornova görünmüş; vatandaş görmüş mü?

Belki hazırlanan rapor gerçekten çok değerlidir.

Belki belediyenin krizleri daha hızlı fark etmesini sağlıyordur.

Belki yanlış haberleri tespit ediyor, vatandaş şikâyetlerini sınıflandırıyor ve belediye hizmetlerinin iyileştirilmesine yardımcı oluyordur.

Olabilir.

Bay Şeffaf kötü düşünmek istemiyor.

Yalnızca raporun “belediye markasına” mı, yoksa Bornovalıya mı hizmet ettiğini merak ediyor.

Çünkü belediyenin medyada kaç kez yer aldığından önce, vatandaşın belediye hizmetine kaç günde ulaştığı önemlidir.

Olumlu haber sayısı artarken şikâyet sayısı azalmıyorsa ortada iletişim başarısı değil, güzel ambalaj vardır.

Duygu analizi de güzel şey.

Ancak önce Bornovalının duygusunu soralım.

Belki algoritmanın henüz rapora yazmadığı birkaç cümlesi vardır.

Bay Şeffaf

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve seffafbelediyecilik.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.